7 Eki 2010

GİDİYORUM


Gidiyorum ardıma bakmadan

ağlamadan vedasız,

selamsız sabahsız

gidiyorum...


Alıştırdım yüreğimi hasretin zehrine

içe kanattım yaralarımı

dağladım tuz bastım

gidiyorum...


Anılardan bir avuç aldım

yüreğimin kuytusuna sakladım

ağlamadım acısız sancısız

gidiyorum...



*GÜL*

17 Eyl 2010


Kan oturdu yüreğime

dilim lal;

ellerim böğrümde kaldı yar!


Çıkmaz bir sokağın köşesinde çaresiz

ahlarımla kaldım sessiz

umudum asılı kaldı bir dikenli telde ..


Yokmu çare bu çaresizliğe

neden mahkum oldum sensizliğe?

bir yığın ah keşke var ellerimde ...


Korkularım var!

ben yine benimle kaldım bu alemde

nereden geldi bu kara bulut ya bu sağanak ne?

*GÜL*

14 Eyl 2010

NEREDESİN

Yine  akşam  oluyor
gözüm  yolda  kulağım seste 
öyle  tetikte  beklemekte  yüreğim
belki  bir  ses  bir  nefes  olurya...

neredesin !?

günler geçiyor  ömür  bitiyor
ama,, her  gün,, acı  bir  ilaç  gibi
derdime  çare  olacağı  yerde 
canımı  daha  çok  yakıyor

neredesin !?

umut  soluyor  gün  gün 
yangın  yeri  yüreğim 
alevler  aydınlatmıyor 
kör  gece  katran karası
inadına  ayaz,  üşüyor  ellerim

neredesin!?

her  soluk  ölüm  gibi yokluğun da
ne sen  varsın  nede  senden bir  iz 
arıyor  deli  gönlüm,,  isyanlarda yüreğim
köşe  bucak  yoksun!!!

neredesin!?

*GÜL*

6 Eyl 2010

EYLÜL


Hüznün rengi  Sarıymış kızıla çalan,

bak yaz bitti

Mavi solgun Gri

düşen yapraklarmış kapıyı çalan

sen sandım

Eylülmüş gelen ,

haber vermeden çekip gitmişsin benden...

*GÜL* 

5 May 2010

GÜN

Gün kavuştu gece’ye, özlem ile


Bütün ışıklarını doladı gecenin boynuna

Ama,,,kendi kayboldu gecede…

Gece,,, çekti içine bir nefes gibi bütün günü

Fark edemedi günün öldüğünü…

Oysa,,, ne umutlar vardı günde ışık, ışık

Nasıl bir sevda çıkmazıydı ki,,,

Kavuşunca yok olan kararan solan,,,

Kara yazılmış ya yazı

Gün, gecenin koynunda derin uykuya daldı

Umutlar sabaha kaldı…

*Gül*04.05.2010

27 Nis 2010

ANLAT!!!

Anlat anlat deli gönlüm, anlat yaz yüreğinden ... Anlat




anlat deli gönlüm,



anlat



yaz yüreğinden geleni,



saklama dilinde bırak dökülsün



yar duymaz ise,kalem duysun kağıt duysun



anlat



ne zaman dinecek yürekde ki fırtına boran,ne zaman



ne zaman gökyüzünün maviliği dolacak gönlüme,



ne zaman öpeceğim kirpiğinin karasından



taze baharda kışı yaşamadan



Anlat



anlat dağlara taşlara,



anlat



yankılansın derin vadilerde feryadım,



haykır ağaçlara dallara



gül bilmez ise,arı bilsin bal bilsin



anlat



anlat ki,karanlıklar aydınlansın güneşin parlaklığın da



hüzünler yansın dökülsün yüreğimin kuytularından şehrin sokaklarına,



anlat



anlat deli gönlüm



anlat



Belki ağlıyordur pencerenin ardın da



kendi yanlızlığında boğuyordur hıçkrıklarını



ne düşler akıyordur göz yaşlarından,



anlat



eski bizi anlat



eskimeyen izlerimizi,



anlat deli gönlüm anlat susturma yüreğini



anlat...

TUFAN GENÇ

25 Nis 2010

TÜKENİYORUM

Dudağımın kenarında kırık bir gülümseyiş
gözümün doğrusunda hazin  bir bekleyiş
öylece donmuş beden, 
üşüyorum...
Günler soluyor  her gün ufukta
her karanlığın gecesinde
zindanlarda yüreğim  sensiz sessiz,
üşüyorum...
Gönül,  gönül koymuşta bilen varmı?
umutlar yorulmuş  bezgin,dualara küskün
ellerim,  sıcağına hasret
üşüyorum..
Kayan yıldızların gölgesinde gece ölgün,
gün solgun  güneşe rağmen
üşüyorum...
Deniz kızgın ,ağzı köpük  köpük
Deniz de bir kum tanesi gibiyim
dalgalarla savruldukça eriyor  cismim
küçülüyor yok oluyor
  tükeniyorum...

*Gül*