8 Ara 2009

SAYMADIM


Hasretinle kaç geceyi sabahlara uladım
ilmek ilmek, nakış nakış...
Kah bir yıldız oldum kaydım,
kah ayın etrafın da bir hale...
Yağmurlara gebe bulutlarla
karanlık gecede,,,
ay ağladı ben ağladım
damla damla düştüm yerlere...
Ay karardı , ben kayboldum
sensizliğin zifirinde...
Kaç gece ümid'e umutla sarılıp sabahladım
gün ağardı ben karardım...
Hasretinle kaç gece sabahladım,
bimiyorum! yorgunum sayamadım...
Gül

BÜTÜN HAYALLERİM SANA ODAKLI.


Vaktini bekleyen çiçekler gibi seni bende saklıyorum
ince keskin bir bıçak yarası
derinden acısın,,,
günün gecenin gailesine kapılıpta
unutulmasın diye...
Güne geceye yayıyoum
sevda çimeni örtüleri,
sevgimle besleyip büyütüyorum...
Bütün hayallerim sana odaklı
seninle çocuklar gibi şen
uçurtmalar uçuracağım gökyüzünde
çimenlerde koşmayı ne çok özledim
bir bilsen...
Geldiğin gün! büyük bir yarışın,
zafer ödülü gibi şaşalı
birazda uçarı şımarıklık yapacağım...
bütün hayallerim sana odaklı...
Kelebekler kadar özgür
özlemin bittiği o gün!
hakimi tek biz olacağız
denizlerin ve sonsuz maviliğin...

UMUDA DAİR


Varlıkla yokluk arası bir yerdeyim,
ne çok derinlerde nede yüzeyde bir yerlerde ama,
askıda kalmış bütün dileklerime,
Umutlar besliyorum yüreğimden
kanımla , canımla geleceğe dair,
yarınlara dünden ertelenmiş...
Ne kadar darbe alsada yüreğim,
ne içindeki çocuğu öldürdü
nede umut beslemekten yorulup usanmadı...
Her yeni gün açılan bir umut kapısı,
ve her açılan kapıdan bir umut girecek içeri sızan ışıkla birlikte,
onları yüreğimin en güzel odasında ağırlayıp besleyip büyütüp
başka yüreklere misafir yollayacağım...
Ne kadar olumsuzluk varsa yüreklerde silip süpürsünler diye...
Hayata dair yaşanılası güzelliklere,
kuş yüreği ama, kocaman umutları sığdırıp ışık , ışık saçılsın diye,
tüm gözü yollarda kalan umut bekleyen hayatın yorduğu bedenlere yüreklere...
Sil baştan yaşamak lazım hayatı sanki bu gün doğmuşcasına...
Yeni bir hayata merhaba diyebilmek,
gülümseyerek gülümsetmek...
Ayaklarımızın yerden kesildiğini hissetmek
olumsuzlukların bir düş olduğunu düşlemek...
Hayattaysak nefes alabiliyorsak
hakkını vermek ve hakkımızı almak lazım
baki olmayan bu dünyadan...
GÜL

BIRAKMA ELERİMİ


Bırakma ellerimi!

ışığa birlikte yürüyelim,

karanlıklara inat.

Bütün yitik duygularımın dönüşünü kutlayalım...

Gözlerimde kal!

Göz yaşımla ıslanmasın güller,

sevgisizliğe inat

sevgi yağmurları yağsın güllere gönüllere...

Güneşim ol!

ışığına sığınan benliğim,

kara kışlara inat

sıcağında güneşlensin üşüyen bedenim...

GÜL

AYDA DANS.


Hayat bazan çok acımasız,

insafsızca savuruyorEylülde düşen yapraklar gibi.

Biten bir şeyler var,tuymaya çalışıpta tutamadığın,

yaşanmışlıklar,yaşayamadıklarımız mı fazla seçmekte zorlandığımız...

Ağlamak bağıra, bağıra kusmak bir şeyleri birikmişleri gözyaşı ile yıkamak,

yürekteki kini, öfkeyi,zehiri dışarı akıtmak,

keşkelerden kurtulmak

saklanmadan, sakınmadan birazda kendin için hesapsız,

kaygısız hatta fütursuzca dolu,dolu yaşamak...

Akibeti ölüm nasılsa...

Ey hayat varmısın dansa!?

gül

ANNEM


Gül yüzlü, gül yürekli annem...

Yollarına güller sersem

gül kokulu ellerinden öpsem doyulurmu sana...

Sinene yaslasam başımı

ellerin gezinirken saçlarımda,,,

ben gül kokunu çeksem içime...

Benim hayatta ki en büyük varlığım en gerçeğim Annem,,,

ben ne etsem de hakkını ödeyemem...

Allahım bile cenneti sermiş ken ayak altına...

güneşim sıcağım Annem

ben hep sana muhtacım yaşım elli, yüz olsada...

Yüreğimin en büyük odası senin

sür safasını öyle seviyorum ki seni tarifi yok

kırdım üzdümse affet...

gül yüzün hep gülsün,,,

gül,

gül ki goncaların da gülsün...

Bulutlanmasın bal sarısı gözlerin

Annem sen benim meleğimsin...

Allahım seni hep esirgesin...

Gül

YAĞMUR


Yağmur vurdu camlara yumruk yumruk ,

gülle gibi , bahçemdeki beyaz gül toprağa düştü boynu bükük...

Neyin isyanıdır bitmedi gitti

karanlığı yırttı çığlık , çılğlık,

sağdan , soldan kararsız öyle yağdı arsız , arsız...

Sancılarla kıvrandı gök kubbe,yerde aksi sedası...

Bazan köprüler kurdu toprağın bağrından ışıklarla,

kim bilir sevdasını böylemi anlatır toprak anaya...

Sağdan soldan kararsız, öyle yağdı arsız, arsız...

Ama ahenkle günül alırcasına kavga sonrası,,

yumuşacık sevdiğinin yüzünü okşarcasına...

Yağmur yağdı gün aydınlanıncaya kadar ,durmaksızın...

Gök kubbenin ilanı aşkıydı göz yaşlarıyla toprak anaya,,

ses ve müzik eşliğinde...

Gün akşama döndü, yağmur hala sürmekte... GÜL