19 Haz 2011
BABAM
KÜÇÜCÜK BİR KIZKEN BEN
SEN TUTARDIN ELLLERİMDEN
BİLİRİM Kİ HER ADIM DA HEP SEN VARDIN
KORUDUN KOLLADIN
KAHRAMANIMDIN...
VARILIĞINDAN HEP DESTEK ALDIM
NE ÇOK FEDAKARLIK YAPTIN
KENDİNİ HİÇE SAYDIN
ÇALIŞIP ÇABALADIN ...
NE ÇABUK GEÇİYOR ZAMAN
DÜN GİBİ HAYAL GİBİ
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ MASAL MİSALİ
AKTI GİTTİ ZAMAN...
DOLU DOLU YAŞATTIN HAYATI
ZANNETTİN Kİ HER ŞEY TAMAM
OYSA ,,,
ÖYLE DEĞİL,,, YOKLUĞUNA ALIŞMAK ZOR
SANA DOKUNAMAMAK
HASRETİN CANIMI YAKIYOR
BOŞLUĞUN HİÇ DOLMUYOR...
KAPATINCA GÖZLERİMİ YANIMDASIN HER AN
OLMASADA BEDENİN SARILAMASAM DA SICACIK
ÖPEMESEM DE ELLERİNDEN
BİLİRİM Kİ BENDESİN
BİZİMLESİN HER ZAMAN
AH! BENİM BABAM
NE ÇOK ÖZLEDİM BİLEMEZSİN ...
*GÜL*
1 May 2011
DİK DUR!
Tarif edemediğim bir hal var üzerimde
yapıştı bedenime
giymek istemediğim elbisemmiş gibi.
Ne tadı var ne tuzu
lezzetsiz yemek gibi.
Öyle bir şey ki,
var ile yok arası
uzanıp tutamadığım bulut gibi
Ne huzursuzluk nede huşu
ne teslimiyet nede bir karşı koyuş.
Tenimmiş gibi benden
uzak diyarlar gibi yad.
Geçmek bilmeyen,
yetişemediğim zaman düşmanım
günleri saymaktan artık usandım.
Dik dur hadi bir gayret!
Bilirim kış nasılsa bitecek
karın göbeğinde açar kardelen
ayaza rağmen
ince narin, başını eğsede mağrur.
Bütün bu gel gitler geçecek elbet
dik dur hadi bir gayret!
*GÜL*
26 Nis 2011
GÜN SOLARKEN
Akşam usul usul indi yere
gün solarken
gölgelerle dans ederek.
Ufuk da kızıl gölgeler griye dnüşürken ,,
hızlı adımlarla bir kadın;
topukları ile bağrını dövüyor kaldırımların
belliki geç kalmış belliki bir bekleyeni var.
yoksa ne bu telaş?
koşarcasına gidermi insan yalnızlığına?
Sokak lambaları yandı tek tek
evlerde, perdeler çekilirken
süzülen ışıklar titrek.
Köpekler suskun
kuytulara çekildi kediler,
kuşlar çoktan tünedi
her ne kadar saçak arası bulamasalarda
devasa binalarda,,
baca gölgelerindeki yuvalarına.
Eklemlerimde ince bir sızı
parçalı bulutlu hava
Ay hareli,,
yağmur yağacak belli ki.
Boş sokaklar karanlık sülietlerle yavaş yavaş
teslim olurken geceye
akşam elini tuttu gecenin
bitmeyen sevda ile.
içinde nice hayatlar uykuya daldılar,
bu yolculuk sabahın seherine.
Yeni gün yeni yeni teleşlar ile
topuklar kaldırımların bağrını dövecek yine.
*GÜL*
21 Nis 2011
ÇAY
Yine aklıma düştün yar
muhabbette güzel çay.
Yalnız içildiğin de ne tadı var
bazan duble ,fincan
çoğu zaman ince bellide içilir demli çay..
Kaptırıpta sohbete soğutsak da bardakta
yada,, dalgınlıkla dilimizi damağımızı haşlarız ya..
Şekerli şekersiz
kimi zaman limonlu kekrek
başlarız güne, gün biteerken yine bizimle..
Bazan mehtaba dalarız
dilimizde ezgiler şarkıların makamında
kimi zaman kumsalda yakomoz dansında
yosun kokusu ile yudumlarken
nefaseti alırya bizi bizden..
İşte tamda şu an yine aklıma düştün yar
anladım ki seninle ,
içmeyi özlemişim, demli ince belli çay..
*GÜL*
19 Şub 2011
ULU ÇINARIM
Ulu çınarım!!!
Gittin ya ansızın
Sensizliğin ortasında kaldım ıssız
Gölgende serinlerken kolların dı sığınağım
Duru sular gibi akıp gittin ya
Heybetin kaldı , hoş sada bu dünya’ya
Ulu çınarım!!
Kara gözlerinde soldu aksim çaresizim
Kİrpiğinin karasına asılı kaldım
Göz yaşımla yıkadım ak saçlarını
Öpüp , öpüp kokladım
Ellerini, kaşının karasını...
Ulu çınarım!!
Bilemedim son günmüş görüp göreceğim
Dualarla uyuttum ki dinlensin bedenin
Bilemedim,,,
Dönülmez bir yolun başıymış yolculuğun
Uğurlar olsun, uğurlar olsun...
Uu çınarım!!!
Babişim dev adamım, yenilmezim
Helal aşım ,azimkarım çilekeşim...
Bakakaldık arkandan gözümüzde yaşlarla
fidanların dizildiler boynu bükük,,,
Aldılar seni bizden koydular musallaya
Helal et hakkını! dediler,
Edilmezmi hiç? helal, helal olsun sana
Rabbim incitmesin seni ,sen hiç incitmedin bizi
Cennet olsun mekanın TOPRAK ÜŞÜTMESİN SENİ...
( 18 ocak 2011 kaybettiğim babam için)
*GÜL*
16 Eki 2010
YOLLAR
Gelir mi gelmez mi bilmesekte
hep gözler dururuz ya gelecek olanı
Gözümüzü dikip de bakar kalırız yollara.
Hasretleri sarıp sarmalayıp
özlemle büyütüp
yollara salmışız sevdaları
Güneşi batırıp Ay’a yol verip de
hüznüne katıp karanlık kaldırımlara bakıp
ulamışız uç uca uzun ince yolları.
Kimi zaman kardan borandan kapanır
üşütür yürekleri geçit vermez
acımasız hoyrat uzayıp giden yollar.
*GÜL*
7 Eki 2010
GİDİYORUM
Gidiyorum ardıma bakmadan
ağlamadan vedasız,
selamsız sabahsız
gidiyorum...
Alıştırdım yüreğimi hasretin zehrine
içe kanattım yaralarımı
dağladım tuz bastım
gidiyorum...
Anılardan bir avuç aldım
yüreğimin kuytusuna sakladım
ağlamadım acısız sancısız
gidiyorum...
*GÜL*
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




